Sunday, 25 March 2012

New York - Manhattan: Chealsea, Broadway ve Garment District


Bütün Manhattan’ı baştan sona kesen devasa Broadway bulvarını bir gün içinde hakkını vererek gezebilmek neredeyse imkansız. Müzikalleri ile ünlü olan bölge kilometreler boyunca uzanan ve üzerinde binlerce mağaza, cafe ve tiyatro’nun bulunduğu bu bulvarın yalnızca çok küçük bir bölümü. Broadway bulvarı her tür alışveriş için de tam bir cennet. Kısıtlı vakti olanlar Broadway bulvarının parkı da oldukça keyifli olan Union Square’ı kuzey ve güneyden kesen bölümlerini gezerek tadını çıkarabilirler.



Broadway bulvarında sadece mağazaları dolaşarak sıkılmadan saatlerce değil günlerce vakit geçirmek mümkün (ki normalde mağazalarda vakit geçirmekten sıkılırım). Bir çok mağazanın çeşitli sanatçılar tarafından hazırlanan vitrinleri modern sanat müzeleri ile yarışacak derecede iyiler. Uniqlo Muji gibi Japon markaları bu konuda oldukça başarılı.
Eski New York fotoğraflarından da aşina olduğumuz ve Manhattan’da dolaşırken karşınıza çıkabilecek ilginç görüntülerden biri olan cam silicileri biz Garment District’de görüp fotoğrafladık. Düşük ücretlerle çalışan ve çoğu göçmen olan bu işçiler uzun iplerin ucuna kurulmuş küçük iskelelerde gökdelenlerin yan cephelerini temizliyorlar. İnşası ayrı temizliği ayrı tehlikeli olan gökdelenlerde gördüğümüz manzara bize biraz da Charles C. Ebbets’in Gökdelende Öğlen Yemeği (1932) adlı ünlü fotoğrafını hatırlattı.
Ünlü konser salonu Madison Square Garden’ın hemen yanında bulunan Madison Square Park’da gördüğümüz diğer bir ilginç görüntü ise parka kurulmuş masalarda langırt oynayarak vakit geçiren insanlardı. Avrupa’dan parklara kurulan ve halkın faydalandığı satranç, dama ve sudoku gibi oyunlara alışıktık. Ama Türkiye’de çocukluğumzda kurulan panayır ve lunaparklardan hatırladığımız langırt oyununun bu şekilde halka açılmasını çok sevdik.
Chelsea Market
Meatpacking District’in Chelsea ile kesiştiği bölgede bulunan Chelsea Market özellikle kötü havalarda bir yarım gün geçirmek için ideal olabilir. İçinde kitapçılardan manava, pastanelerden butiklere kadar herşey bulunan Chelsea Market’da yiyecekler genellikle organik butikler ise zincir mağalardan ziyade bağımsız tasarım yapan mekanlar.
High Line
Bir çok köprüyle birbirine bağlanan tarihi ve artık kullanılmayan tren raylarının mahalle halkının da yardımıyla bir park -ya da boş zaman değerlendirme makanı- olarak yeniden düzenlenmesiyle High Line ortaya çıkmış. Yerin sekiz on metre üzerinde Chealsea bölgesinden Meat Packing District’e doğru uzanan eski raylar üzerinde her şey var: ağaçlar, cafeler, barlar, sanat aktiviteleri ve hem tarihi hem moder bir atmosfer. Keyifli bir kaç saat geçirip bölgeyi de yukarıdan izlemek için önerebiliriz.

No comments:

Post a Comment